Hakkımızda
Kurucumuz
Bir Eğitimci Kuruluşu
Sistem Eğitim Kurumları
Sistem Koleji
Sistem Anaokulu
Sistem İlkokulu
Sistem Ortaokulu
Sistem Anadolu Lisesi
Sistem Fen Lisesi
Rehberlik
Videolar
 
SİSTEMDE AİLE VE REHBERLİK

Okulla aile arasındaki sağlıklı iletişim çocukların hem fiziksel gelişimleri hem sağlıklı büyümeleri hem de mutlu ve başarılı olmaları açısından son derece önemlidir.
Farklı aile tutumları çocuklarla olan ilişkiler temelinde çocukların gelişimini olumsuz etkilemektedir.
 
OTORİTER AİLELER
 
Anne ve babaların aşırı kontrollü olduğu bu ailelerde çocuklarla kurulan ilişkiler seviyelidir. Çocukların talep ve gelişimlerini dikkate almayanbaskıcı bu veliler dışa bağımlı, özgüveni düşük, zayıf karakterli çocuklar yetiştirirler. Böyle çocuklar büyüdüklerinde kendilerini yönlendirecek bir otorite aramaya devam ederler.
 
İLGİSİZ AİLELER
 
Çocuklarının istekleriyle ilgili bir sınırlama koymayan bu aileler her türlü talep ve isteğe ilgisiz kalırlar. Saldım çayıra kıvamındaki bu ilişkilerde çocukların ihtiyaçları görmezden gelinir. Genelde çok yoğun çalışan eğitimli ailelerde ve şiddetli geçimsizliği olan anne ve babaların çocuklarında görülen bu ilgisizlik ileride davranış bozukluğu olarak ortaya çıkar. Bu tür aile ortamında yetişen çocuklar saldırgan, özgüveni düşük ve hareketlerinde tutarsız olarak büyürler.
 
AŞIRI HOŞGÖRÜLÜ AİLE
 
Genellikle tek çocuklu ailelerde veya geç kalan doğumlarda rastlanan bu aile tipinde çocukların her türlü isteği yerine getirilir. Sınırlar kaldırılır. Ev reisliği koltuğunda çocuk oturmaktadır ve kumanda her an çocuktadır. Bu aile ortamında yaşayan çocuklar doğru ve yanlışı ayırt edemeyen, tehlikenin sınırında yaşayan ve sorumsuz bireyler olarak yetişirler.
 
TUTARSIZ AİLELER
 
Bu tip ailelerde ne zaman ne yapılacağı belli değildir. Bir gün çocuk elinde tabletiyle on saat geçirir ve kimse ses çıkarmaz, ertesi gün tabletle oyunun onuncu dakikasında baba ya da anne birden bağırmaya başlar.
Bu ailelerde çocuklar onaylanan ve onaylanmayan davranışın ne olduğunu kestiremezler. Anne ve baba arasındaki davranış farkları da çocuğun kafa karışıklığını artırır.
Mesela çocuğa 8 yaşında babası tarafından cep telefonu alınır. Ama annesi çocuğun yaşı küçük olduğu için cep telefonunu alıp bir yere saklar.
Bu aile ortamında yetişen çocuklar insanlara güvenemez, karar vermekte zorlanır ya çok dik kafalı ya da boyun eğici olabilir. Yani denge bir türlü sağlanamaz. Bu çocuklar yetişkin olduklarında da yalpalamaya devam ederler.
 
AŞIRI KORUYUCU AİLE
 
Bu ailelerde gözler hep çocukların üzerindedir. Anne ve babanın zihninde hep felaket senaryoları vardır. Her durum için en kötü sonuçlar düşünülür ve buna göre tedbir alınır. Çocuk hayatı kendisi tecrübe ederek öğrenemez. Çocuğun yolundaki bütün engeller kaldırılır ve en ufak sendelemede hemen koluna girilir. Anne ve babalar bu endişeleri gidermek için çözüm yerine sadece kaygı üretirler.
Bu aile ortamında yetişen çocuklar karar veremeyen, kendisini savunamayan ve otokontrol sağlamakta zorluk çeken bireyler olarak yetişirler. Korunaklı alanın dışına çıktıkları anda tökezler ve kollarına girecek birini ararlar. Etrafta kimseyi bulamayınca da bunalıma girerler.
 
MÜKEMMELİYETÇİ AİLE
 
Bu tutuma sahip aileler genellikle kendi hayallerini çocukları üzerinde gerçekleştirmeye çalışırlar. Çocuklar yeteneklerine bakılmadan her alanda başarılı olmaları için zorlanır. Bale kursundan matematik dersine, tenisten piyanoya, çocuk önde anne baba arkada hep bir koşuşturma vardır. Bu tip anne babalar çocuklarının okulunda düzenli mesai yaparlar. Çocuklarını bir proje olarak gören bu tip anne babaların hayattaki en büyük amacı, onların birçok alanda başarılı olmasıdır. “Her şey çocuğumun iyi bir gelecek kazanması için” gerekçesiyle koşturan anne babalar aslında farkında olmadan kendi geçmişlerindeki yaraları sarmaktadır.
Beklentilerin zirve yaptığı bu aile ortamında, çocuklar kaygılı ve özgüveni düşük olarak yetişirler. Değersizlik hissi ve başarısızlık korkusu erken yaşlardan itibaren çocukların içine girer ve sonra da kolay kolay çıkmaz.
 
DEMOKRATİK AİLE
 
 Anne ve babaların hoşgörülü, güven verici ve destekleyici tutumları çocuklarına güven verir. Ailede güven üzerine bir ilişki kurulur. Kararlar ortak alınır ve kurallara herkes uyar.